Gülhane Tıp Mezunları Nerede Çalışıyor?
Kayseri’nin bir köyünde, içimi rahatlatacak bir sabah yürüyüşü yaparken, birden aklıma geldi: Gülhane Tıp Mezunları nerede çalışıyor? Bu soruyu kendime sormaya başladım çünkü bir zamanlar aynı yolları, aynı heyecanla yürüyen ama şimdi farklı şehirlerde, hastanelerde, kliniklerde, belki de bir araştırma laboratuvarında hayatını sürdüren insanları düşündüm. Benim için Gülhane Tıp, sadece bir üniversite ismi değil, içinde barındırdığı anıların, hayallerin ve hayal kırıklıklarının bir yansımasıydı. Tıpkı, yıllar önce bir arkadaşımın, üniversiteye girmeyi en çok isteyenlerden birinin Gülhane Tıp’a yerleştiğini söylediği anı hatırladığım gibi.
Ve o anı… O anı gerçekten hatırladım. Bize o yıllarda her şey çok uzak, çok zor ve çok heyecan vericiydi. Üniversiteyi kazanan herkesin hayalleri, çok güçlüydü. Birbirimize Gülhane’nin kapısından içeri adım atacaklarımızı, hastanede ameliyat yapacağımızı, dünyaya en iyi şekilde hizmet edeceğimizi hayal ederdik. Gerçekten de hayatımı değiştiren birçok karardan biri, Tıp Fakültesi’ni kazanma hayalimdi. Gülhane’nin o prestijli okulunun kapısından girmenin hayalini o kadar çok kurmuştum ki, bu hayal, bir yandan beni motive ederken diğer yandan da bir bilinmezlik hissi veriyordu.
Bir Gülhane Tıp Öğrencisinin Yolu
Bir gün, belki de kendimi kaybedeceğim ve hayatımın dönüm noktasına doğru yola çıkacağım diye düşünürken, bir arkadaşımın bana şöyle dediğini hatırlıyorum: “Gülhane Tıp’ı kazanmak demek, bu işin zirvesine çıkmak demek değil, sadece bir başlangıçtır.” O an, kafamda bir ışık yanmıştı. Çünkü yıllarca sürekli tıp okumak, hastanede çalışmak, insanlara şifa dağıtmak üzerine kurulu hayallerim vardı. Ama Gülhane Tıp mezunları arasında o kadar çok farklı yaşam tarzı, farklı yolculuklar, farklı kariyerler vardı ki, bu sadece bir okulun mezuniyetle sınırlı olmadığını anlamaya başladım.
Arkadaşımın sözleriyle içimde oluşan ilk his, belki de bir gün o anı yaşayıp her şeyin farklı olacağını kabullenmekti. Gülhane Tıp mezunlarının nereye çalıştığına bakmak, bu okula olan duygusal bağımı biraz daha anlamama yardımcı oldu. Çünkü Gülhane Tıp mezunları genelde nerede çalışır? Türkiye’nin her köyünden şehir merkezine kadar hastanelerinin koridorlarında, üniversitelerde ders veren profesörler olarak ya da bazen büyük hastanelerde asistan, uzman ya da başhekim olarak. Fakat Gülhane’nin öğrencileri için sadece bir hastane değil, aynı zamanda sağlık politikasına yön veren, insanlara doğru teşhis koymaya çalışan, global sağlık sorunları üzerine konuşmalar yapan kişiler de olabiliyor.
Heyecan, Hayal Kırıklığı ve Bir Adım Sonra
Ve sonra, birkaç yıl geçti. Ben, Kayseri’nin kuytu köylerinde, sokaklarında koşarken, bir an birden bana yazılarla, e-postalarla gelen Gülhane Tıp mezunlarından birkaçının hastanelerinin koridorlarında büyük başarılar elde ettiğini öğrendim. İlk başta çok sevindim, çünkü bu başarılar, o gençlerin, benim gibi gençlerin çabalarının ve yıllar süren emeklerinin karşılığıydı. Ama bir yandan da bir soru vardı kafamda: Gerçekten de hayallerine ulaşan herkes mutlu oldu mu?
Birçok Gülhane Tıp mezunu, İstanbul’daki prestijli hastanelerde çalışıyor. Kimisi ise yurtdışına gitmiş, orada dünyaca ünlü hastanelerde görev almış. Yine de bazı arkadaşlarım, Gülhane’yi bitirdikten sonra büyük hayalleri bir kenara bırakıp, öğretim üyeliği gibi daha sakin ama bir o kadar da özveri gerektiren bir yolda ilerlemeyi seçti. İşte o noktada, tıpkı üniversiteyi kazanmanın getirdiği duygusal karmaşa gibi, kendi kariyerime dair bir hayal kırıklığı duydum. İnsanların bazıları, hayallerinin peşinden gitmeye cesaret edemediği için mevcut koşullara razı olmuşlardı.
Buna şüpheyle bakmayı da öğrenmiştim. Çünkü Gülhane Tıp mezunları da sonunda bir noktada hepimiz gibi insanlardı. Onların da mücadele ettiği, kaygılandığı, hayal kırıklığına uğradığı anlar vardı. Belki de Gülhane’nin o prestijli ünvanı, sadece bir kapıydı, fakat bir kapıdan geçtikten sonra nereye gittiğimizin önemi daha büyüktü. Ne de olsa hayatta başarı ve mutluluk, başlangıç noktasından daha çok, yolun kendisinde bulunuyordu.
Gülhane’nin İçindeki Gerçek Yolculuk
Bir gün, Gülhane Tıp mezunu olan eski bir arkadaşımla tesadüfen karşılaştım. Uzun süre sonra tekrar bir araya gelmiş, birbirimize eski günlerden, hastanelerdeki yoğun günlerden, her şeyin ne kadar zor ve karmaşık olduğundan bahsettik. O, gözlerinde biraz yorgunlukla ama yine de büyük bir mutlulukla, “Gerçekten de buraya gelirken çok hayalim vardı, ama şimdi buradaki çalışmanın başka bir boyutunu görüyorum. İnsanları gerçekten iyileştirmek, sadece hastalıkları tedavi etmek değil, onların ruhlarını da iyileştirmek, hayatlarını daha iyi kılmak…” dedi. O an, bu cümlenin ne kadar derin olduğunu hissettim. Gülhane Tıp mezunları, genelde bir hastanede değil, bir insan hayatında derin izler bırakmak için çalışıyorlardı.
Herkesin hayalleri ve başarma yolu farklıydı, fakat sonunda herkesin yaptığı işin aynı derecede önemli ve değerli olduğunu kabul etmeliydik. Gülhane Tıp mezunlarının birçoğu, zor ama değerli bir yolda, başkalarına yardım etmek için kendi hayatlarını şekillendiriyorlardı. Bu düşünce beni bir yandan umutlandırdı, bir yandan da duygusal olarak biraz hüzünlendirdi. Çünkü, hayallerimden ve gençliğimin idealizmlerinden geçip, gerçek dünyanın nasıl bir yer olduğunu anlayan birinin sözleriydi bu.
Sonuç: Kendi Yolumu Bulmaya Çalışırken
Sonuçta, Gülhane Tıp mezunlarının nereye çalıştığı sorusunun cevabı, aslında çok basit bir şekilde “her yere” olabilir. Birçokları hastanelerde, üniversitelerde, devlet dairelerinde, bazen de dünya çapında saygın kliniklerde görev alıyorlar. Ama sonunda, Gülhane Tıp mezunlarının bir kısmı da hepimizin yaptığı gibi, içsel bir yolculuğa çıkıp kendi hayatını, kariyerini, toplum için en anlamlı hale getirmeye çalışıyor.
Beni buraya kadar getiren soru şu: Gerçekten neyi arıyoruz? Sağlık, başarı, mutlu bir kariyer ya da topluma değerli bir şey bırakmak? Belki de cevap her zaman tek bir noktada değil, o yolculuğun kendisindedir.